Seçim Zamanı Olmasa da Sonuçlar Ortada!

Seçim zamanı henüz gelmedi, ancak sonuçlar neredeyse belli! Gençler belki hatırlamaz, biz de zamanla unuttuk. Bir dönem, parlamenter sistemin hüküm sürdüğü günlerde, seçimleri önde götüren partinin lideri doğrudan başbakanlık koltuğuna otururdu. Bu durum, gazetecilerin seçim sonrası bakanların kim olacağını öğrenme çabasını hızlandırırdı. Özellikle ekonomi ve dışişleri gibi kritik alanlarda olası isimler sürekli konuşulurdu. Bu günlerde, TRT ve ATV’de birlikte çalıştığım değerli dostum Baki Şehirlioğlu, başkentin ve siyasetin tecrübeli ismi olarak şu uyarıyı yapardı: “Seçimden haftalar önce istediğiniz isimlerle bir liste hazırlayın. Zira birkaç gün içinde bu isimler unutulacak, kimse neden kabinede yer almadıklarını sorgulamayacak. Fakat açıklamalar öncesinde hata yaparsanız, bunu kimse unutmaz.”

Şu günlerde, “erken seçim / biraz erken / tam zamanında” şeklinde sürekli tahminler yapılırken Baki’yi anımsadım. Seçim tarihi belirsizliğinde, tahminlerini etkileyen hiçbir bilgi yok. Saray’daki veya çevresindekiler bile kesin bir tarih veremiyor. Erdoğan ve ekibi bu konuda belirsizlik içinde. Gerçekten de; “ABD-İSRAİL-İRAN savaşı nasıl gelişecek?”, “Petrol fiyatları ne seviyeye ulaşacak?” veya “Ülkemizde mal satacak yer kalmazsa nereden kaynak yaratacağız?” gibi sorular belirsizliğini koruyor. Ayrıca, “Dindar nesil projesi başarısız olursa ne yapılacak?” ya da “İBB davasının sonuçları CHP’nin yönetiminde nasıl bir etki yaratacak?” gibi meseleler, seçim tarihini tahmin etmeyi daha da zorlaştırıyor.

Şu an için Saray’ın umutları, CHP kurultay davasının sonucuna ve Kılıçdaroğlu’nun durumuna bağlı gibi görünüyor. Doğu Perinçek’in Vatan Partisi’nin genel başkanı olarak verdiği müjdeli haber ise dikkat çekiyor. Ulusal Kanal’da gazeteci Nuray Başaran’ın Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi sorduğunda, Perinçek “Kılıçdaroğlu, bir sonraki CHP Genel Başkanıdır.” cevabını verdi. Bu açıklama, mahkemenin alacağı kararı önceden bildiğini gösteriyor. Kılıçdaroğlu’nun durumu, 6 Mayıs’ta, Denizler’in darağacına yürüdüğü günün yıldönümünde netlik kazanacak. O gün siyaset sahnesinde ilginç gelişmeler yaşanacak mı, göreceğiz. Ancak yapılan tüm hamleler boşa çıkıyor gibi görünüyor.

Atatürk’ü unutturmaya çalıştılar ama gençler, tam tersine Atatürk Çağı’nı yeniden canlandırdı. CHP’yi sona erdirmek için her türlü yöntemi denediler, ama sonuç hüsran oldu. Ekrem İmamoğlu mahkemede öne çıkarken, Özgür Özel de meydanlarda parladı. Dindar nesil projesi için “devlet içinde devlet” gibi bir Diyanet kadrosu oluşturmuşlardı. Bu amaçla milyonlarca lira harcandı ama yine de bekledikleri sonuç elde edilemedi. Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Akit TV’de yaptığı itiraflar, durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Erbaş, “Seçmeli dersler için yapılan çalışmalar sonuç vermedi; Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin Hayatı derslerini seçen öğrencilerin oranı zamanla %5’lere düştü.” diyerek durumu özetliyor. Anlaşılan o ki, planların çoğu hayal kırıklığı ile sonuçlandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir