Kalkınmada yeni model! ‘Sürdürülebilirliğin şirketler için iş modeline, bireyler için ise yaşam biçimine dönüşmesi gerekiyor’

Çevresel etkilerin doğru analiz edilebilmesi ve kaynakların verimli kullanımı tüm dünyada işletmeler için gitgide daha önemli hale geliyor. Şirketler, sürdürülebilirlik yaklaşımını orta ve uzun vadeli planlarına entegre ederken; çevresel ve toplumsal sorunlara çözüm üretmeyi ve uzun vadede rekabet avantajı yakalamayı amaçlıyor. Geçtiğimiz haftalarda “Daha İyi Bir Dünya İçin” temasıyla gerçekleştirilen Sürdürülebilirlik Liderleri Zirvesi’nde de sürdürülebilirliğin verimliliğe etkileri değerlendirilirken; İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Gamze Yalçın, sürdürülebilirliğin her alanda bir stratejiye dönüştürülmesi gerekliliğine vurgu yaptı.

KONU SADECE ÇEVRE DEĞİL

Sürdürülebilirliğin pek çok şirket için yeni bir iş modeli haline gelmeye başladığını ifade eden Yalçın, “Hep birlikte etki alanlarımız içerisinde bu konudaki yaklaşımları ülkemiz için bir kalkınma modeline, tüm şirketler için mutlak bir iş modeline, bireyler için ise yaşam biçimi haline dönüştürmemiz gerekiyor” dedi. Yalçın, konuşmasında, sadece çevresel değil sosyal ve yönetsel konuları da kapsayan çok boyutlu bir alan olan sürdürülebilirliğin kadınların ekonomiye etkin katılımından dijital dönüşüme, su ve gıda güvenliğinden tarımda sürdürülebilirliğe, yeşil dönüşümden eğitimde fırsat eşitliğine, göçlerden iklim adaletine kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahip olduğunu söyledi.

Gamze Yalçın

Sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleştirilmesinde finans sektörünün önemli bir role sahip olduğunun altını çizen Yalçın, şöyle konuştu:

YAPISAL DÖNÜŞÜM

“İşin doğası gereği stratejimizi, organizasyonumuzu, iş yapma biçimimizi küresel dinamikler ve gelişen metodolojileri de dikkate alarak güncelliyor, hem bankamızın hem de ekosistemimizin yapısal dönüşümünü sağlıyoruz. Ana stratejik hedeflerimizden olan sürdürülebilirlik odağında kaynak temininden başlayarak, uygun ürün ve hizmet geliştirilmesine, kaynakların çevresel ve sosyal açıdan fayda sağlayan kredilere yönlendirilmesinden etkilerinin ölçülerek yönetilmesine ve sonuçlarının paydaşlarımıza raporlanmasına varan uçtan uca yönetilen bir iş modeli benimsedik.”

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN KURUMSAL TAAHHÜTLER

Yalçın, 2026 yılına kadar 300 milyar TL tutarında sürdürülebilir finansman sağlayarak ekonominin dönüşümüne katkıda bulunmayı taahhüt ettiklerini anımsatarak, “Kadının Güçlenmesi Bildirgesi” ile kadın işletmecilere 5 yıl içinde 100 milyar TL tutarında finansman sağlama hedefiyle kadınların iktisadi yaşamda daha aktif olmalarına yönelik desteklerini ortaya koyduklarını vurguladı ve “Bütün dinamimizle ikinci yüzyılımıza hazırlanırken sürdürülebilirliği ‘dünya bizim gelecek bizim’ yaklaşımıyla ele alıyor, geleceğe yönelik aksiyonları değer zincirimizin tüm halkalarını kapsayacak şekilde hayata geçiriyoruz” dedi.

SKD Başkanı – Ebru Dildar Edin: Sürdürülebilirlik hepimizin genlerine işledi. Bu yıl sürdürülebilirlik konusuna iş dünyasının ilgisinin arttığını görüyoruz. Bir şirketin atığının fazlasının başka bir şirketin girdisi haline getirmek olan döngüsel ekonomi son derece önemli. Dünyanın karbon sıfır seviyesine ulaşmasında döngüsellik oranının yüzde 17 seviyesinde olması gerekiyor ama şu an bu yüzde 7.3’lerde. Türkiye bu oranın biraz altında. Özellikle üretim şirketleri döngüsel ekonomiyi daha çok önemsemeli.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir